Şimdiki çocukların veya 2000 gibi çocukluklarını yaşayanların pek oyuncak derdi yok. Bilgisayar denen bir şey var. Zaten oyuncaklara ihtiyaçları da yok. ancak, bizim vardı eğlenceli vakit geçirmek için bir şeylere ihtiyacımız. İşte 90'lı yıllardan en sevilen oyuncaklar:




1 9999999999 IN 1 ATARİ KASEDİ



İçinde asla bol 9'lu bir oyun sayısı olmazdı. 4-5 tane oyunun aynısı sayfalarca yinelenirdi listede. ancak, güzeldi yine de. Birçoğumuzun Contra'yı, Street Fighter'i, mortal Kombat'ı tanıma vesilemizdi. Super mario'yu da unutmamak lazım tabii ki.




2. KARA KUTU




Kasetli atariler çıkmadan önce kara kutular yaygındı. Bunlara kaset takmaya gerek yoktu. Oyunlar zaten konsolun içindeydi. Ancak, birçoğu dandikti oyunların. doğru düzgün oynanacak az şey vardı. Uçak oyunu oynanırdı genelde. Gemiler vurulur, köprüler yıkılırdı o oyunda.




3. VAMPİR DİŞİ





Çocukluğumuzun korkunçlu oyuncaklarındandı. Pek de korkunç sayılmazdı açıkçası. Plastik olduğundan hijyenik de değildi. Hele de ağızdan ağıza dolaşması hijyeni sıfıra indiren bir etmendi. Tek satıldığı gibi sakız kutularının içerisinden de çıkardı bu dişler.




4. TETRİS





Şu an bu nesil bu kadar zekiyse sebebi tetristir arkadaş. Blokları yıkarken alınan o haz hiçbir şeye değişilmezdi. Ne nereye girecek, iyi bir strateji belirlemek gerekiyordu. Nice çocuk yaşlandı bir türlü gelmeyen uzun çubuğu beklerken. 96 yılından beri hala bekleyen arkadaşım var.




5. BİLYALI





Alaturka, Türk işi kaykay. Hem üzerinde durması kaykay kadar zor da değildi. Oturuyordun zaten. ayakta durmalık bir işi yoktu. Çeşit çeşit bilyalı geliştirilmişti mahallelerde. Her mahallede farklı farklıydı. Kimisi düz, sade kimisi direksiyonlu. Babası marangoz olan çocuklar bildiğin araba şeklinde bile yaptırırlardı babalarına.




6. İSKELET ANAHTARLIK






Zamanın modası olan anahtarlık. Herkeste vardı. Bu anahtarlığa sahip olmak kanun gibi bir şeydi. Olmayanı adamdan saymazlardı. Sofralara buyur etmezlerdi. Kız bile vermezlerdi.




7. SOLO TEST


 



Bir zeka oyunu daha. Ama, bu tetrise göre manuel kalıyor. Bir de yanında zekanı gösteren bir tablo vardı. Herkes bir tane boncuk bırakmaya çalışıp dahi olmak isterdi. Bırakamayan kimseye çaktırmadan azaltırdı o boncukları. Herkes dahi çıkardı memlekette.




8. EL SİNEMASI





Sinemanın durgunluk yaşadığı dönemlerde çoluğa çocuğa ilaç gibi gelirdi. Dünyadan manzaralar olurdu bazılarında. Bazılarında da çizgi film karakterleri. Ama, büyük çoğunluğu Hac'dan dedelerimiz tarafından getirildiği için Hacc görüntüleri olurdu şeritlerde.




9. ÇATAPAT





Düğünlerin, kına gecelerinin, bayramların eğlencesi. Adı gibi çatır çatır ses çıkarırdı. Torpil ve füzenin baş ekürisiydi. Normalde çocuklara satılması yasak olsa da hiçbir bakkal dinlemezdi bunu.




10. BALIK TUTMA OYUNU






Bunların tek havuzluları olduğu gibi 3-4 havuzluları da vardı. Ne kadar havuz varsa fiyatı da o kadar fazlaydı. Gayet eğlenceli bir oyundu. Bir nesle olta atmayı öğretti. Oltaların ucundaki mıknatıs balıkların açılıp kapanan ağızlarındaki metale denk geldi mi balık senin demekti.





11. TROLLER






Günümüzde kullanılan anlamıyla troll değillerdi tabii bunlar. Hiçbir zararları yoktu. aksine, satıcıları tarafından saçları okşandığı vakit uğur getirdikleri söyleni,rdi. Safsataydı tabii bu. Ancak, sevimli yaratıklardı. Tek sorunları ortalıkta paso anadan üryan gezmeleriydi.




12. TOPAÇ



Rangarenk olurlardı. Beyblade'in atası sayılır bu topaçlar. Her babayiğidin harcı değildi bunu dakikalarca çevirebilmek. 




13. MANTAR TABANCASI






Tehlikeli oyuncaklardan biri olsa da zamanında anne babalar pek bir şey demezdi çocuklarının bunlarla oynamasına. Bunlardan sonra kapsüllü tabancalar çıktı. Çoluk çocuk kapsülde tek mermi bırakıp Rus ruleti oynamaya başlamıştı.




14. TASO


  



Pokemon tasosu değil ama. Çook çok önce çıkmış tasolar bunlar. Yine cips paketlerinden çıkarlardı. Ancak, bunların üzerinde Looney Toons karakterleri vardı. Normal, süper ve mega taso diye ayrılırlardı.




15. SU FIŞKIRTAN YÜZÜK






Eşek şakalarının vazgeçilmeziydi.Çok kavga çıkardı bu yüzük yüzünden. Nihayetinde, herkes ıslanmaktan eğlenecek, keyif alacak diye bir şey yok.




16. STRES YAYI






Adı stres yayı olsa da pek de stres giderdiği yoktu. Aksine, birbirine dolaşıp çözmeye uğraşınca strese sebep olurdu. Ancak, rengarenk, güzel bir oyuncaktı. 




17. ÇIN ÇIN TEKERLEK






Bir neslin önüne bakmadan yürümeme alışkanlıüğının sebebi oyuncak. Eğer elinde bu varsa yolda durmadan buna bakardın. bir de zili vardı. Tekerlerk hareket ettikçe çalıp dururdu. O zil bozulduğu zaman ise hüsrana uğrardı çoluk çocuk.




18. UÇAN PERVANE






Çocukluk yıllarımızın en aksiyon dolu oyuncaklarından birisiydi uçan pervane. Rengarek pervaneleriyle bir neslin elinden düşürmediği küçük helikopterilerimizdi o. Birçok çocuk en yükseğe uçurayım derken evlerin pervanelerine kaçırmışlardır. Yediği azar da cabası tabii.


alintidir: http://turktorrent.eu/tsf_forums/showthread.php?tid=37739

ve beklenen son..
Mustafa Akcay Trabzonspordan istifa etti. Simdi onun yerine kim gelecek? Herkes bu haberi bekliyor!

Ve beklenen final 3 bolum sonra bitiyor!
90'larda Bakkallarda Satılan En Lezzetli 14 Abur Cubur

  


90'ların, o günün çocuklarının damak tadı üzerindeki etkisi kesinlikle yansınamaz.




1. GÖZ YAŞARTAN, SURAT EKŞİTEN EŞSİZ LEZZET: SULUGÖZ


  

Doksanlarda çocuk olup da şu an Mazoşizm pençesinde kıvranan kişilerin bu durumlarının temelinde kuşkusuz Sulugöz yatar. O tada, ağız ve yüzdeki şekil değişimlerine rağmen ısrarla, yılmadan çiğnerdik Sulugöz'ü. 




2. SIKIYSA ISLIK ÇALIN LEBLEBİ TOZU YERKEN


  


Çorum ilinin bize en büyük hediyesi leblebiden yapılan harika lezzet. Kimi aklına geldiyse leblebiyi ezip tozunu çıkarmak eline sağlık. Yemesi konusunda bazı zorluklar yaşanıyordu tabii.




3. TADINA DOYULMAZ YUMUŞAK ŞEKER: YUMİYUM


  


Şekerlemelerin en güzeliydi Yumiyum. Lezzetine kimsenin lbir diyeceği yoktur. Yalnız, dişlere yapışıp kalırdı bazen. Bu güzelliğini etkilemezdi tabii. O kadar kusur kadı kızında da olur.




4. SEVİMLİ MASKOTUYLA TOMBİ


  


Paketindeki sevimli fıstık Aymar'ın ambalajı üstündeki maskotun en büyük rakibiydi. Çerez denince ilk akla gelenlerden olan Tombi, zamanının önemli bir lezzetiydi.




5. AĞIZDA DAĞILAN DEĞİL; PATLAYAN ŞEKER


  


Kimisi küçük küçük miktarda alırdı, kimisi de paketi olduğu dökerdi ağzına. Sonra, ağız içindeki patlamaların bitmesi beklenip yeni paket alınırdı. Yemesi en eğlenceli abur cuburdu patlayan şeker.




6. SAKIZ DENDİĞİNDE İL AKLA GELEN: TİPİTİP


  


Tipitip sadece sakız ambalajı üzerine çizilmiş bir karikatür değil, eğlence de demekti. Sakızını çiğneyip maceralarını okumak eğlenceliydi.




7. ERKEK ÇOCUKLARININ ARABA SEVDALARINA SEBEP OLAN SAKIZ: TURBO


  


Turbo da diğer bir popüler sakızdı. Özellikle erkek çocukları araba resimlerini biriktirip gelecekte sahip olmak istedikleri araba ile ilgili hülyalara dalarlardı. Büyük ihtimalle %99.99'ununki de hülya ile sınırlı kalmıştır.




8. İÇİNDEN ÇİKOLATA ÇIKAN ALTIN


  


O yaşlarda sandık sandık gerçek altın getirseler değişmezdik bu lezzeti. altın şeklindeki ambalajı çıkardıktan sonra yediğimiz çikolatanın lezzeti başka hiçbir şeyde yoktu.




9. MİNİK, PEMBE SAKIZ: MİNO


  


Tüm paketi aynı anda ağzına atsan da büyüklüğü tek sakız etmese de güzeldi Mino.




10. DOĞAL VE EN UCUZ SERİNLİK: MEYBUZ


  


Bimiyorduk tabii kornetler mornetler. Dondurma dendiğinde ilk ve tek aklımıza gelen Meybuz'du. Başka alternatifler varsa bile aklımızın ucundan bile geçmezdi. Kim kornet yerken vicdan azabı çekmemiştir meybuz'a ihanet ediyorum diye?




11. VAKTİNİN EN ÇOK TÜKETİLEN CİPSLERİNDEN: PANÇO


  


Panço da bir diğer lezzetli çerezimizdi. Mısır cipsi denen şey bu memlekette seviliyorsa müsebbibi Panço'dur. lamı cimi yok.




12. HEM DÜDÜK HEM ŞEKER veya HEM ŞEKER HEM DÜDÜK


  


Düdük şekerinin tadının güzelliği bir yana çevreye rahatsızlık verme özelliği olsa da severdi çoluk çocuk. Bir yandan şeker yiyip bir yandan büyüklerin başını ağrıtıyordun işte. Bir çocuk daha ne ister? Çifte mutluluk.




13. ÖNCE HÜPLET SONRA GÜMLET: CAPRİ SUN


  



Burak Kut'un şarkısından yapılmış reklam müziğiyle popüler olmuştu Capri Sun. Tamam, slogan güzeldi de; az çocuğun kulağı çekilmemiştir okul koridorunda veya sınıfta paketi gümletme işini yaptktan sonra.




14. BİR TANESİ ASLA YETMEZDİ HİÇBİR ÇOCUĞA: CİNO


  


Hem ucuzdu hem de fiyatına rağmen de en lezzetli çikolataydı Cino. Portakal ve çikolatanın yasak aşklarının meyvesi Cino bakkallara gelir gelmez tükenirdi çoğu zaman. Bir kuponla televizyon veren gazete bir de Cino. Kolay kolay bulamazdın bakkalda çakkalda.




İşte 90'ların tatlarından bazıları bunlar. Bir kısmı hala piyasada olsa da nedense vermiyor eski tadını. Sorun bunlarda mı yoksa insan büyüyünce damak zevkini mi kaybediyor, orası mecul.


Milli yıldızımız Arda Turan sağ ayağındaki sakatlık nedeniyle Athletic Bilbao maçının kadrosuna alınmadı.
Kral Kupası çeyrek final ilk maçında Athletic Bilbao’yu ağırlayan Atletic Madrid karşılaşmadan 1-0 galip ayrılmıştı.
Yarın rövanş maçına çıkacak olan Madrid ekibine bugün kötü bir haber geldi. Yıldız oyuncu Arda Turan son antrenmanda sağ bacağına bir darbe alarak sakatlandı ve kontrol amaçlı olarak hastaneye kaldırıldı. Milli oyuncu takımın Bilbao maçı kafilesinde de yer alamadı.
Uzun bir sakatlık sürecinin ardından Mario Suarez ise ilk defa kadroya girmeyi başardı. Arda’nın haricinde Guilavogui, Oliver Torres ve Tiago da kadroda yer almadılar.
Kaynak : internethaber.com





Yasamla olum arasinda olanlar!


Kaynak:
http://www.internethaber.com/olumden-son-anda-kurtulanlar-foto-galerisi-30719.htm
Galatasaray'dan sözleşmesi feshedilen Albert Riera, bonservisini eline alınca talipleri arttı.

Galatasaray'dan sözleşmesi feshedilen Albert Riera için İspanyol kulüpleri kuyruk oluşturdu. Riera için daha şimdiden La Liga'dan beş takımın resmi teklif yaptığı belirtiliyor. Daha önceden Riera'yı renklerine bağlamak isteyen Espanyol, Villareal ve Sevilla takımlarının dışında Real Betis ve Malaga'nın da bu oyuncuya talip olduğu idda edildi. İspanyol sol ayak için İngiltere'nin West Brom takımından da resmi teklif geldiğini hatırlatan gazeteler, eski Galatasaraylı oyuncunun büyük şaşkınlık yaşadığını ve bir iki gün içinde kararını vereceğini belirtti. West Brom'un başına geçen İspanyol teknik adam Pepe Mel'in Riera ile bir telefon görüşmesi yaptığını da ileri süren gazeteler İngiliz kulübün İspanyol oyuncunun istediği ücreti verebileceğine işaret ettiler. Bu arada İspanya'dan gelen haberlere göre Riera'nın İspanyol kulüplerinden imza parası dışında 2 milyon avro garanti para istediği ancak bu ücreti ona talip olan hiçbir kulübün vermeye yanaşmadığı belirtiliyor. 
Kaynak: DHA

  • Nordin Amrabat



    • Nordin Amrabat, Faslı futbolcu. Süper Lig ekiplerinden 
    • Galatasaray'da oynamaktadır.Vikipedi

    • Maaş: 1 milyon EUR (2012)
    Leonardo DiCaprio’nun “Para Avcısı” filminin asıl kahramanı Jordan Belfort halen aldattığı müşterilerine olan 110 milyon dolarlık borcu kapatmaya çalışıyor. Filmde gecen butun hikayesi ise gercek!


     
     Ocak ayında Türkiye’de de gösterime giren, “Altın Küre” ödüllerinde iki dalda aday gösterilen “Wall Street Kurdu” (Wolf Of Wall Street) veya Türkiye’deki adıyla “Para Avcısı”, şimdiden büyük ilgi çekmiş durumda.

     Leonardo Di Caprio’nun canlandırdığı Jordan Belfort ise, gerçek bir karakter ve bugün bile dolandırdığı müşterilerine olan 110 milyon dolarlık borcu ödemekle meşgul.

     Film, 25 yaşında genç ve hırslı bir adam olan Belfort’un, yatırımcıları aldatarak kısa sürede köşeyi dönmesini, kazandığı tonla parayla pahalı bir hayat sürmesini anlatıyor. 

    Yani gerçek Jordan Belfort’u. Zaten Brad Pitt yerine DiCaprio’yu seçen de kendisi. 1998’de yakalanan ve 2003’te para aklama ve hisse dolandırıcılığı suçlarından hüküm giyip 4 yıl hapis cezası alan, ancak 22 ayda çıkan borsa komisyoncusu Belfort, dolandırdığı yatırımcılara 110 milyon dolar borçlu. 

    Hayatını anlatan iki kitap yazan, film anlaşmalarından kazanan Belfort, bunların yarısının tazminatlara gittiğini belirtiyor. 

    Her konuşması 30 bin dolar 1990’larda ortağı bulunduğu Stratton Oakmont şirketinin o dönemde 1000 kişi çalıştırdığını anlatan Belfort, “Kötü bir insan oldum ama bu işe başladığımda kesinlikle böyle olacağım diye yola çıkmadım” diyor. 



      “Hisse dolandırıcısı” diye nitelenmesine “kırıldığını” söyleyen Belfort, “Biliyorum bu doğru ama asıl ben bu değilim. Bunu oğluma da, beni dinlemeye gelenlere de söylüyorum” ifadesini kullanıyor. Genç yöneticilere seminerler veren, konuşma başına 30 bin dolar kazanan Belfort, farklı şirketlere de danışmanlık yapıyor. Satış taktikleri büyük rağbet gören Belfort, ileriki yıllarda yeni kitaplar yazmayı ve işlerini yeniden yoluna koymayı planlıyor. Geçmişteki hatalarından ders aldığını vurgulayan Belfort, “Elbette Gandi olduğumu ya da beni duygusal anlamda eğiten formülü bulduğumu söylemiyorum. Sadece iyi insan olmaya uğraşıyorum” diyor. Oğlunun Wall Street’te çalışmasını isteyip istemediği sorulduğunda ise “Borsada yaratıcı bir şey yapmıyorsunuz. Sadece kar edecek kararlar alıyorsunuz. Bu da somut bir şey değil. Ona, yaratıcı şeyler yapmasını telkin ediyorum” yanıtını veriyor.



    Kaynak :http://www.arcaajans.com/haber/ekonomi/gercek-kurt-h-l-borc-oduyor/7371/



    1962 dogumlu su anda yazarlik ve motivasyon seminerleri veren eski wall street "beyaz yakali" suclu. kendisini "wolf on wall street" ve "catching wolf on wall street" kitaplarindan tanidigim yasadigi zengin, renkli ama carpik hayati guzel anlatimiyla samimilestiren yazar. suclari ortaya cikinca 22 ay hapis yatmistir - 
    Kaynak: Eksisozluk

    hapisteyken yazdığı, aynı adla sinemaya uyarlanan the wolf of wall street, leonardo dicaprio'ya oscar adaylığı getirirken, kitap wall street kurdu adıyla zodyak yayınları tarafından türkçe'ye çevrilmiştir.

    (kaynak: http://literalaffairs.com/…yak-yayinlarindan-cikti/)

    mustybasol.wordpress.com

    mustybasol.wordpress.com